Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
CRUZE\'UNUZU TANIYOR MUSUNUZ?
#1
Yeri geldiğinde söylüyorum; “Hepiniz usta sürücülersiniz ve Cruze’u 8 çizdirerek iğne deliğinden geçirir, sigara paketi kadar yere park eder, hatta amuda bile kaldırdığınız olur…” Ancak, “Yahu şu mereti her gün kullanıyorum ama bir türlü KULLANIM KILAVUZU’nu okumak nasip olmadı” diyorsanız, bu başlık işinize yarayabilir. Ha, sular seller gibi biliyorum diyenler ise zaman kaybetmeden bir başka başlığa zaping yapsınlar.

7 yaşındaki fırlamadan, 77 yaşındaki bunağa kadar herkesin şu internet denen sanal dünyada ahkam kestiğini göz ardı etmeye çalışarak, zaman buldukça CRUZE KULLANIM KILAVUZU’nu bölümler halinde bu başlık altında yayınlamak niyetindeyim. Elbette ki yapabildiğimce… Kesin taahhüt yok yani… Hele de yarım yamalak Türkçesiyle, sanal alemde olmanın rahatlığıyla, nohut kadar bilgisini deve kadar göstermeye çalışanlara katlanmaya da hiç niyetim yok açıkçası… Kaldı ki o kadar vaktim bile yok. Bu tür zevatlardan ricam, kendilerini biraz tutmalarıdır. İllaki bir şey yazmak zorunda değiller. Çok yazmak istiyorlarsa kendilerinin açacakları bir başka başlık altında, kulüp kuralları çerçevesinde dilediklerini yazabilirler elbette. Ancak burayı bulandırmasınlar, yeterli. Bu başlığa ipotek koymak gibi bir niyetim olmadığı gibi, “Milletin ağzı torba değil ki büzesin” atasözünden yola çıkarak, kimsenin ağzını, elini, klavyesini de bağlayacak halim de yok. Biraz sabır, biraz saygı, biraz tevazu ve bol bilgi ve tecrübe paylaşımıdır istediğim. Yoksa, KIŞ lastiği ile KAR lastiği arasındaki farkı bilmeyip de ikisi aynıymış gibi atıp tutanlara ayıracak vaktim yok. Sözün özü, “Biliyorsan konuş feyz alsınlar, bilmiyorsan sus adam sansınlar”…

Ben, elimde bulunan kılavuzu, aracım olan 2011 Cruze LS Plus AT SR’ye göre yayınlayacağım. Dileyen 2009, 2010, 2012, 2.0 Dizel, HB ve şu 1.4 turbolu olan Cruze’lar için de ekleme yapabilirler elbette. Kılavuz, bildiğiniz üzere siyah-beyazdır. Resimlerde göreceğiniz renkli işaret ve yazılar ise bana aittir. Kırmızı çizgiler, sadece buraların okunmasını değil, buralara dikkat edilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Kırmızı yazılar da ek açıklama ve yazım hatalarının düzeltilmişidir. Mavi çizgiler ise konu başlıklarıdır. Orijinal olan bu bölümler okunmadan diğer yazılanların okunması anlamsız gelebilir. Zira yazılanlar, o bölümlerin okunduğu varsayılarak yazılmıştır. Türk milleti olarak okumaya pek meraklı değilizdir vesselam, hele de böyle uzun yazıları hiç sevmeyiz. Bu başlığı okurken baktınız atlaya atlaya gidiyorsunuz, anlayınız ki bu başlık size hitap etmiyor. Zorlamayın, burayı da bulandırırsınız. Zira boşa yazılmış bir cümle bile bulunmayan bir yazıyı, atlaya atlaya okuyarak anlamak, kavramak, IQ’nuz 1500 bile olsa mümkün değildir, hatırlatayım. Yani “Kardeşim işte şurada yazmışız, iyice okumamışsın.” gibi uyarılarla dolu bir başlık olmasın burası. Bir de alıntı yapılırken yazıların tamamı yerine ilgili cümlelerin alıntılanması, başlığın şişmemesi açısından faydalı olacaktır.

Bölümlerin yayınlanmasının ardından, dileyenler BİLGİ, TECRÜBE, YORUM ve SORU olduğunu belirtmek suretiyle toplam 4 farklı alanda paylaşımda bulunabilirler.
Şöyleki: O konu ile ilgili bir bilgi vermek isteyen, cümlesinin başına BİLGİ: yazıp cümlesini yazsın. Eğer bir tecrübe anlatılacaksa TECRÜBE: yazıldıktan sonra tecrübe bizimle paylaşılsın. Vs.vs. “Yahu bu ne ya!” demeyin. Adam kıt kanaat bilgisiyle o öyledir, şu şöyledir diye yazıp geçiyor. Halbuki alakası yok. Kendi doğrularını, yorumlarını millete sanki bilgiymiş gibi anlatıyor. Düzeltmek için sen de yazıyorsun, sonra o yazıyor, iş polemiğe dönüyor, uzadıkça uzuyor. Yani bir deli kuyuya taşı atıyor, ondan sonra uğraş dur. İşte böyle olsun istemiyorum. Yazılan eğer bir bilgi ise, ciddi bir yerde belgesi olmalı, kaynak gösterilmeli ya da herkesin aracında aynı olmalı. Yani yorumlar, bilgi diye kakalanmaya çalışılmamalı. Örneğin, biri çıkıp bu Cruze 1850 Kg’dır diye yazarsa, bunu belgelemek zorundadır. “Aha da belgesi, tarttım 1850 kilo geldi” dese bile, o zaman lafının başına mutlaka TECRÜBE: diye yazmalı, BİLGİ: değil. Aksi halde bu başlığın da suyu çıkar ve Google’a döner. Şimdilik kaynaklarımız; Kullanım Kılavuzu, Chevrolet Sitesi, Cruze Servis Manuel ve tabii ki bilimsel kaynaklar ve kurallardır.

Bu bir bilgi yarışması değil, sadece ciddi bir paylaşımdır ve sulandığı anda başınızın çaresine bakarsınız…

Not: Kılavuzu, tercüme ve yazım hatalarını düzelterek ve sayfa sırasını takip ederek yayınlayacağım. Ancak, bana çok ilginç geldiği için, öncelikle son sayfadaki ARAÇ VERİLERİNİN KAYDEDİLMESİ bölümünü yayınlıyorum. Şu yukarıda bahsettiğim BİLGİ-TECRÜBE-YORUM-SORU olayını da örnek olması için ilk olarak burada kullanacağım. Siz de basit olduğunu göreceksiniz…

MÜŞTERİ BİLGİLENDİRME – ARAÇ VERİLERİNİN KAYDEDİLMESİ – VERİ TOPLAMA MERKEZİ
SAYFA 251

[Resim: 251VeriToplamaMerkezi_zpsa664fbf8.jpg]

YORUM: Anlayacağınız üzere, BBG evi gibi Cruze da bizi izliyor ve kaydediyormuş. Ayrıca neleri kaydettiği de meçhul. Kaydedilen bu bilgilerin “sadece özel donanımla servis tarafından okunabilmesi” demek, GM’in insafındasınız demenin kibarcası. “Bazı bilgiler elektronik olarak GM’e aktarılır” da, her servise gidişimizde kendimizi ispiyonladığımızın göstergesi. “Yasal işlemlerde üreticinin savunmasının bir parçası…” demek, GM bu bilgilerin, işine gelenini kendisi için kullanacağını, aleyhinde olanlarını ise yok edebileceğini gösteriyor. Bu bilgilerin “…kullanılabilir… paylaşabilir…” ibareleri, verilerinizi GM istediğine dağıtabilir demektir. Sıradan, basit olaylarda önemli olmasa da; aracın pert olduğu durumlarda veya ölümlü olaylarda, araçtan kaynaklı herhangi bir kusur GM tarafından örtbas edilebilir ve kusur sürücüye yıkılabilir. Ancak her hangi bir olay sonrası hukuki olarak işinize de yarayabilir. Örneğin, haksız yere bir aşırı hız ile suçlanmanız durumunda, bu verileri mahkeme kanalıyla GM’den isteyebilir ve olay sırasında gerçek hızınızı ispat edebilirsiniz. Dikkatinizi çekeyim dedim…

TECRÜBE: Park halindeki aracıma hanzonun biri sürtmüştü de, serviste çamurluğum ve tamponum değişmişti. O zaman serviste benden izin mizin isteyen olmamıştı. Zaten bu bilgilerin alınması için servislerde araç sahibinden izin alındığını da duymadım ben. Belki de aracı servise bıraktığımızda imzaladığımız kağıtların minicik bir bölümünde yazıyor olabilir…

BİLGİ: Aracın OBD portuna takılan bir takım cihazlarla araca ait verilerin bazılarını bluetooth üzerinden cep telefonunuzdan görebilmekte ve kaydedebilmektesiniz. Ancak bunun hukuki anlamda bir geçerliliği bulunmamaktadır. Resmi makamlar için aracın kaydettiği veriler geçerlidir.

SORU: Tamam, uçakların kara kutusu gibi sürekli yapılan kaydı; hatta (kayıt başlama referansını darbe sensöründen alacağını varsayarsak) verilerin çarpma anında kaydedilmesini de anlarız da, aracın “ÇARPMAYA YAKIN” olduğunu bu EDR denilen sistem nereden anlıyor? Muhtemelen tercüme hatası, ama yine de eşeğin aklına karpuz kabuğunu düşürmüyor mu?
\"Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım bilim ve akıldır... Böyle bir dünyada, asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve bilimin gelişimini inkâr etmek olur...\"  Mustafa Kemal ATATÜRK
Bul
Alıntı
#2
abi ellerin dert görmesin, paylaşım için teşekkür ederim.
Bul
Alıntı
#3
Sağ ol Baki,
Umarım doğru düzgün gider bu başlık.
Selamlar...
\"Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım bilim ve akıldır... Böyle bir dünyada, asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve bilimin gelişimini inkâr etmek olur...\"  Mustafa Kemal ATATÜRK
Bul
Alıntı
#4
paylaşım için teşekkürler
Bul
Alıntı
#5
Kullanım Kılavuzunu, sayfa numarasına göre yayınlayacağımı söylemiştim. Ancak, geçtiğimiz günlerde bir başka başlıkta tatsız yazış***** neden olan, Otomatik Boşa Alma olayını içeren Otomatik Şanzıman konusunu erken yayınlamaya karar verdim. Söz, diğerleri artık hep sayfa sırasında olacak. Umarım… Bu arada, bu başlığı arada bir kontrol etmenizi öneririm, zira yeni konuyu ne zaman yayınlayacağım hiç belli olmaz…:dozingoff

SÜRÜŞ VE KULLANIM – OTOMATİK ŞANZIMAN
Sayfa 180

[Resim: 180Otomatik15E0anz1310man_zpsb3df84f2.jpg]

BİLGİ: Otomatik vitesimiz manuel vites gibi de kullanılabilmektedir. Vites D konumunda iken OTOMATİK SÜRÜŞ MODU’ndadır ve ileri yönde 1’den 6’ya kadar tüm vites değişiklikleri otomatik olarak araç tarafından yapılır. MANUEL SÜRÜŞ MODU’nda ise vites değişiklikleri (kısmen) sürücünün kontrolündedir. Anlayacağınız üzere otomatik Cruze’lar 6 vitestir.

YORUM: Çok sıradışı modeller hariç, kısmen de olsa manuel olarak kullanılmayan otomatik vites görmedim ben şahsen. Yani Cruze’unki aman aman bir özellik değil. Ayrıca, otomatik Cruze’lardaki bu 6. vitesin, manueldeki 5. vitesten daha küçük bir dişliye sahip olduğunu da sanmıyorum. Net oranları bilmiyorum ama, (bilenler ek yapsın) manueldeki total vites aralığı, otomatikte de aynı. Sadece total vites aralığı, manuelde 5’e bölünmüş, otomatik de 6’ya bölünmüş o kadar. Anlayacağınız 6.vites otomatik Cruze’a ekstra bir şey katmamaktadır. Ama 1. vitesin birazcık daha büyük bir dişliye sahip olduğunu tahmin ediyorum. Otomatik Cruze’ların kalkışta ve yokuşlarda manuele göre daha performanslı olmasının altında yatan nedenlerden birinin de bu olduğu görüşündeyim. Ayrıca, bilgi ekranında görünen D harfinin yanında hangi viteste olduğu da gösterilseydi çok daha kullanışlı olurdu. Sürüş sırasında aracın hangi viteste olduğuna bakmak için manuele geçmek zorunda kalmazdık.

Sayfa 181

[Resim: 181Otomatik15E0anz1310man_zpsc2e5342d.jpg]

BİLGİ: Her ne kadar burada aksi söylense de gaz ve frene aynı anda basıldığı zamanlar olur ve çok kullanışlıdır. Sakın eğitimini almadan denemeye kalkmayın, tehlikeli bir durumla karşılaşabilirsiniz. İleri Sürüş Teknikleri’nin küçük bir parçası olan bu yöntemin detaylarını ileride bir başka başlık altında anlatırım belki...

BİLGİ: Yokuş aşağı yerlerde yapılan motor freni, rodaj dahil bir çok işe yarar. Çaya çorbaya limon misali… Detaylara gerek yok, uygun zamanda, uygun yerde ve uygun şekilde yapabiliyorsanız, fırsat buldukça yapın gitsin. Zaten isteseniz de istemeseniz de sürüş sırasında farkında olmadan motor freni yapıyorsunuz. Ancak benim söylemek istediğim; acil durumlarda aracı frenlerken illa ki motor freni de yaptırmanız gerekmediğidir. Boşta basılan fren, aracı daha kısa sürede durdurmaktadır. (Bu konuda kimse polemik çıkarmasın, uğraşamam. Bu kesin ve net bilgidir.)

TECRÜBE: Her ne kadar burada kontak anahtarının sadece P konumundayken çıkarılabileceği yazsa da ve bence kesinlikle olması gereken bir özellik olsa da, kazın ayağı öyle değil. Araç stop edildikten sonra vites hangi konumda olursa olsun anahtar çıkarılabilmektedir. Zaten 182. Sayfanın son sütununda anahtarın vites boştayken çıkarılabileceği de yazıyor. Kılavuz burada biraz kendisiyle çelişmiş ama olsun. Ne demişler? “O kadar kusur, kadı kızında da bulunur…”

Sayfa 182

[Resim: 182Otomatik15E0anz1310man_zpsf1d64427.jpg]

BİLGİ: Geldik bu kılavuzu yayınlamama sebep olan maddeye. Şu sol tarafta kırmızı yıldız olan bilgiyi kastediyorum. Efendim; otomatik Cruze’unuz; şanzımanının zorlanmasını önlemek ve biraz da yakıt ekonomisi sağlamak amacıyla; aracın hareketsiz olduğu durumlarda, araç vitese takılı ise (Otomatik ya da Manuel Sürüş Modu fark etmez) sizin frene bastığınız andan bir süre sonra ve frene bastığınız süre boyunca kendiliğinden VİTESİ BOŞA ALMAKTADIR. Örnek vererek anlatacağım ama örnek vermeden önce de işin püf noktası olan bir ön bilgi vermem gerekiyor. Fren pedalına dokunulduğu anda frenlerin tutmadığını; uygulanan basınca göre frenlerin tuttuğunu bilmeyen yoktur. Ancak her fren pedalında çok az bir boşluk bulunur ve o boşluk boyunca siz pedala basıyor olsanız bile, hidrolik basınç balatalara iletilmez ve frenler tutmaz. Fakat fren lambasına ve ECU’ya giden sensör çoktan tetiklenmiş durumdadır ve frenler tutmadığı halde fren lambanız yanar ve ECU sizin frene bastığınızı zanneder. Şimdi bu bilgi ışığında; bir yokuşa geldiniz ve trafik sıkışık, yavaşça frene basarak durdunuz. Birkaç saniye geçmeden trafik azıcık ilerledi ve siz de frenden ayağınızı çekmenizle birlikte aracınız da ilerlemeye başladı. Yani gaza basmaya gerek kalmadı. Sonra yine durdunuz. Şimdilik sorun yok, ama bu sefer yaklaşık 10 saniye kadar durduktan sonra frenden ayağınızı, az önce bahsettiğim fren boşluğu noktasına kadar yavaşça kaldırdınız. Şimdi aracınız ileri değil, geri kaçmaya başlayacaktır. Çünkü ECU sizin hala frene bastığınızı zannederek VİTESİ BOŞA ALMIŞTIR. Frenden ayağınızı tam olarak çektiğiniz anda ECU vitesi tekrar 1’e takar ve durum normale döner. Şimdi, pratikte bu bilgi ne işinize yarar? Şu işe yarar; İstanbul gibi sıkışık trafik yaşanan şehirlerde, gaza frene, gaza frene basa basa bacaklar yorulmakta ve hassasiyetini kaybetmektedir. Ayak, fren pedalı üzerinde olmasına rağmen, zaman zaman kaslar pedala yeterli baskı yapamamaktadır ve araç farkında olmadan geri kaçmaktadır. Arkanızda da daima dibinize kadar girmiş bir hanzo mutlaka bulunur, aman dikkat… Diyeceğim o ki; frene basıyorsanız hakkıyla basın, eğreti basmaların bedeli ağır olabilir.

BİLGİ: Gelelim Cruze’un dik yokuşlarda geri kaçırmasına. Şimdi anlatacağım durumun yukarıdaki Boşa Alma olayıyla ilgisi yoktur ve Yokuş Kalkış Desteği olmayan tüm otomatik araçlarda vardır. Bu geri kaçırma olayını anlayabilmek için ise şu ön bilgiyi vermem gerekir. Takdir edersiniz ki herkesin anlayabilmesi için çok basite indirgeyerek anlatacağım. O sebeple “onun adı şudur, orada aslında şu da vardır” gibi parazitler olmaz umarım. Otomatik şanzımanlarda debriyaj baskı ve balatası yerine karşılıklı yerleştirilmiş iki adet pervane vardır. Bunlar kapalı bir kapta, sıvı yağ içinde bulunurlar. Siz vitesi taktığınız anda ister Manuel Sürüş Modu olsun ister Otomatik Sürüş Modu olsun fark etmez, pervanelerden birincisi dönmeye başlar ve nasıl ki vantilatörler havayı çevirerek yüzümüze doğru üfler, aynı şekilde bu pervane de içinde bulunduğu sıvı yağı döndürerek ileri doğru püskürtür. Bu püskürme sonucu karşıdaki pervane de, kanatlarına çarpan yağın etkisiyle ister istemez dönmeye başlar. (İlkokuldayken kağıttan rüzgar gülü yapıp üfleyerek çevirdiğinizi hatırlayın, aynen öyle.) Püskürtülen yağ ne kadar kuvvetliyse karşıdaki pervane de o kadar kuvvetli döner. Bu ikinci pervane tekerleklere bağlıdır ve her dönüş tekerleklere iletilir. Ancak siz frene bastığınızda bu pervaneyi de durdurmuş olursunuz ki şanzıman kabının içinde şimdi bir fırtına kopmaya başlar. Çünkü birinci pervane hala var gücüyle dönmekte ve yağ püskürtmektedir. Bu durum uzun sürerse; yağ, sürtünmeden dolayı aşırı ısınarak yoğunluğu bozulur ve köpürür, ayrıca pervaneler de bu aşırı güç altında kalmaktan deformasyona uğrayabilir. İşte bu sebeple GM mühendisleri şu Boşa Alma olayını yaparak fırtınayı sakinleştirme yoluna gitmişlerdir. Şimdi bu ön bilgiden sonra anladığınız üzere, otomatik araçlarda araç viteste iken, dönen motorun devri ne kadar fazla ise ilk pervanenin dönme ve püskürtme gücü de o kadar fazla olacaktır. Örneğin; X aracının rölanti devri 800d/d, Y aracının rölanti devri 850d/d ve Z aracının rölanti devri 900d/d olsun. Aynı yokuşta bulunan ve ağırlıkları dahil her şeyiyle birbirinin aynısı olan bu üç araçtan X geri kaçarken, Y yerinde sabit duracak, Z ise ileri doğru gidecektir. Tabii ki yokuşun az olduğu veya düz yolda hepsi de ileri gideceği gibi, yokuşun çok dik olması durumunda, rölantide çalışan motorun gücü, aracın ağırlığını artık çekemediği için üçü de geri kaçacaktır. İşte bu noktada Yokuş Kalkış Desteği harikalar yaratır. Ama en üfürükten tayyare markalarda bile olan bu Yokuş Kalkış Desteği, ne yazık ki Cruze’da yoktur.

BİLGİ: Kickdown, başlığındaki yazım hatasının düzeltilmiş halini görüyorsunuz. Dilimizdeki anlamı da tam gaz, argodaki karşılığı da topuklamaktır...

Sayfa 183

[Resim: 183Otomatik15E0anz1310man_zps8fe3db83.jpg]

YORUM: Bir şanzıman arızası durumunda veya akü arızasında vitesin kilitli kalması çok kötü bir özellik; zira, arıza anında araç hemen boşa alınamadığı için, ya aracın kendi hızıyla ya da iterek yoldan kenara çekmek artık mümkün olamayacaktır. Vitesi boşa almak için o gerekenleri yapmanız da nereden bakarsanız bakın en az beş dakikanızı alır ki, vızır vızır işleyen bir trafikte işiniz bir hayli zor. Üstelik anahtarın bile aracın üzerinde kalması tam bir zırvalık. Gece yarısı aracınız arızalanırsa kilitleyip gidemezsiniz; ***** gibi aracın başında Chevrolet Yol Yardım’ın gelmesini bekleyeceksiniz. Alın size vahşi kapitalizmin yahşi kucağı…

SORU: Aracımızla bir hastamızı hastaneye ***** ne olacak?

BİLGİ: Son olarak, otomatik Cruze’ların maksimum hızı 180Km/S, manuel Cruze’ların ise 185Km/S dir. Otomatik Cruze’larda ECU, aracın bu maksimum hıza ulaştığını tespit ettiği anda vitesi 5’e düşürerek sürücüye müdahale etmekte, dolayısı ile aracın bu hızı geçmesine izin vermemektedir. Üstelik vitesi 5’te kilitleyerek manuel olarak bile vites değişimine izin vermemektedir. Yaklaşık 3-5 dakika sonra durum kendiliğinden normale dönmekte ise de aracı stop ettikten sonra, tekrar çalıştırdığınızda da durum normale dönmektedir.

YORUM: Elbette ki kimsenin bu hızlara çıkmasını tavsiye etmiyorum, zira altı üstü bir tane civatanın üstünde bu hızı yapıyorsunuz. YouTube’da saatte 200 Km hızla duvara çarpan bir aracın videosu var ki herkesin seyretmesi lazım; aracın önünde bulunan motor, bagajdan dışarı çıkıyor. İnanın o hızda lastiğiniz patlasa, aracın kıçı başı bir tarafa gitse ne yapacağınızı dahi bilemezsiniz. Zaten Türkiye şartlarında kaç kişinin İleri Sürüş ya da Güvenli Sürüş Teknikleri konusunda bilgisi ve tecrübesi var ki? Garip olan ise Cruze, kim bilir o süratlerde nasıl bir teknik sakınca yaratıyor ki GM mühendisleri böyle bir manevra ile bunu ört bas etmeyi tercih etmişler. Kaldı ki yalan söyleseler başları ağrımaz, kataloğa eşek kadar yazmışlar “Maksimum Sürat 180Km/s kardeşim…” Bir de otomatik Cruze’larıyla 210Km/s hız yaptığını söyleyenler var piyasada. Yalan söylüyorlar demeyeceğim ama, ya onların Cruze’ları Mars’tan geldi ya da aracı yokuş aşağı kullanıyorlar. Haa, “Kardeşim, ben ECU’nun bu müdahalesini hallettim.” diyorlarsa buyursunlar paylaşsınlar, biz de nasiplenelim… Ancak hasbel kader bu hıza çıkan birinin vitesinin 5’te kilitlenmesi, trafikte paniklemesine ve elinin ayağının dolanmasına yol açabilir. Bu yüzden bu durum bence bir tasarım hatasıdır. Dikkatli olmakta fayda var…
\"Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım bilim ve akıldır... Böyle bir dünyada, asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve bilimin gelişimini inkâr etmek olur...\"  Mustafa Kemal ATATÜRK
Bul
Alıntı
#6
cok faydalı bılgı olmus okumak bıle zevklı, sagol
Alıntı
#7
Bu kılavuz yayınlama projesi öncesi bir hayli tedirgindim. Şimdi bilen bilmeyen herkes laf atacak, ben de bu yaşımda, bu yoğunlukta, çolukla çocukla uğraşmak zorunda kalacağımı sanıyordum. Haksız da değilim hani. Zira geçmişte rodaj başlığı altında bir paylaşım yapmıştım da az uğraşmamıştım. Bin pişman olmuştum ve verdiğim bilgilere acımıştım. O başlıktan ağzım yanık olduğu için bu başlığı açmadan önce çok düşündüm. Görüyorum ki kulüp olarak bayağı iyi bir kaliteye ulaşmışız. Gerçi dün bir, bugün iki, ama olsun; henüz olumsuz bir durumun olmaması sevindirici. Aman nazar değmesin. Şimdilik iyi gidiyoruz.

Bugünkü yayınlayacağım bölüm; Anahtarlar, kilitler ve alarm. Söz verdiğim gibi kılavuzun ilk konusunu yayınlıyorum. Sayfa numarası niye 20’den başlıyor derseniz; ilk 19 sayfada özet bilgiler var. Biz zaten kılavuzun ıcığını cıcığını irdeleyeceğimiz için özete mözete ihtiyacımız yok.

Anahtar - Kilit - Alarm
Sayfa 20

[Resim: 20AnahtarKilitAlarm_zps1a4f0c15.jpg]

TECRÜBE: Dakika 1, gol 1… Anahtar numarası hiç bir şekilde bana ne etiketle ne de başka bir şekilde belirtilmemiş ya da verilmemiştir. (Ek:Ama verilenler var. Anahtarın katlandığı oyukta lazerle yazılmış bir takım numaralar bulunmaktadır fakat anahtar numarası ile ilgisi yoktur.) Ayrıca, anahtarın üzerindeki o küçücük arma düşebilmektedir. Düşmeden önce azıcık Japon yapıştırıcısıyla sağlamlaştırmanız iyi olur.

BİLGİ: Radyo frekanslı uzaktan kumandanız, ışık ya da ses dalgaları kullanmaz. Kullandığı elektromanyetik dalgaboyu; cep telefonu, radyo ve televizyon vericilerinin kullandığı dalgaboylarına çok yakındır ve onlardan etkilenir. Bu sebeple, yakınlarda jammer veya vericiler varsa uzaktan kumandanız verimli çalışmaz. Örneğin İstanbul Çamlıca Tepesi.

BİLGİ: İnternette dolaşan, uzaktan cep telefonuyla aracın kapılarını açma olayı tamamen geyik muhabbetidir. Zira cep telefonunuz elektromanyetik dalgaları kullanır ama kulaklığından çıkan dalgalar elektromanyetik dalga değil, ses dalgalarıdır.

TECRÜBE: Bu tecrübe bana ait değil ama tam yeri. Kulüpten bir arkadaşımız bir alışveriş merkezine giderek aracını park etmiş ve her zaman yaptığı gibi kumandasının kilit tuşuna basarak aracını kilitlemiştir. Ancak kapılar kilitlendi mi diye de elle kontrol etmemiştir. Bir müddet sonra aracının yanına geldiğinde aracının kapılarının açık olduğunu ve bagajdaki laptop bilgisayarının çalınmış olduğunu görmüştür. Meğerse hırsızlar otoparkta kendi araçları içinde kurbanlarını bekliyor ve kurbanın aracını kilitlemek için kilit tuşuna bastığı sıralarda araçlarındaki jammer’ı çalıştırıyorlarmış. Jammer’dan etkilenen kumanda, aracı kilitleyemeyince de hırsızlar rahatlıkla aracı soyuyorlarmış. Detaylarını forumda arama yaparak bulabilirsiniz. Aklınızda bulunsun, aracınızı kilitledikten sonra elle kontrol ediniz.

Sayfa 21

[Resim: 21AnahtarKilitAlarm_zpsbe165655.jpg]

YORUM: Anahtarı çocuğunuzun elinden aldıktan sonra çalışmadığını görünce paniklemeyin. Yaklaşık 3-5 dakika sonra sistem düzelecektir. Anlayacağınız çocuğunuz zırt pırt düğmeyle oynayarak sistemin kendini ***** almasına yol açmıştır.

YORUM: Anahtarları aylık periyotlarla dönüşümlü olarak kullanmak pil açısından en rantabl çözümdür.

BİLGİ: Senkronize etmek, yani anahtarı takıp kontağı açmaktır.

Sayfa 22

[Resim: 22AnahtarKilitAlarm_zpsee5644a5.jpg]

YORUM: Ben denemedim ama; karı, koca aynı aracı kullananlar için, kendi radyo kanallarını, klima ayarlarını tekrar tekrar yapmasının gerekmemesi hoş bir özellik.

Sayfa 23

[Resim: 23AnahtarKilitAlarm_zpsa7b753c5.jpg]

BİLGİ: Merkezi Kilit Sistemi ile kilitlenmiş kapıların, iç kapı kollarından birinin bir kez çekilmesi üzerine ilgili kapının sadece kilidi çözülür, ikinci kez çekilmesi üzerine de kapı açılır. Diğer kapıların durumunda bir değişiklik olmaz. Her ne kadar kılavuzda aksi yazsa da, benzin depo kapağının açılabilmesi için kumandaya bir kez basılması yeterlidir. (Kılavuzdaki hatalar artmaya başladı…)

YORUM: Kaza sonrası kapı kilitlerinin çözülmesi, dışarıdan gelecek olan yardım anlamında iyi bir özellik.

Sayfa 24

[Resim: 24AnahtarKilitAlarm_zps48fc7a66.jpg]

Sayfa 25

[Resim: 25AnahtarKilitAlarm_zpsc9b5fdbd.jpg]

Sayfa 26

[Resim: 26AnahtarKilitAlarm_zpse2ffca1a.jpg]

YORUM: Şimdi bu Merkezi Kilit Sistemi’ndeki arıza durumunda G.M. mühendislerinin düştükleri hatayı ortaya çıkaran, yani “Yakıt deposu kapağının açılamaması ve bagaj kapağının kilitlenememesi” durumunu, iki sene önce bir başka forumda (DH) yazan nickdaşım Seçkin’in öykü tadındaki yazısını, aynen buraya alıntılıyorum. Komik ama gerçek…
“…Bir garip merkezi kilit sistemi arızası uyarısı! Uzun yola çıktınız ve mola verdiniz. Aracınızı restoranın önüne park edip bir şeyler atıştırdınız ve aracınıza bineceksiniz. O ne? Merkezi kilit sistemi çalışmıyor. Neyse dediniz ve anahtarla araca girdiniz. Diğer kapıları da elle manuel olarak açtınız ve aracı çalıştırıp benzin almak için pompaya yanaştınız. Benzini biraz zor alırsınız! Aracınızın kitapçığında yazıyor açın okuyun (sayfa 26 sütun 1). “Merkezi kilit sistemi arızalandığında yakıt deposu kapağı açılamaz” Haydaaa! Kaldınız dağın başındaki mola yerinde. Durun hepsi bu kadar da değil bir de şuna bakın. Aynı yerdesiniz, önceki örnekten tecrübelisiniz ve zekisiniz ya, bu sefer benzini önceden almak için pompaya yanaştınız. Pompacı kapağı açtı dolumu yaptı, siz de bu arada eşinizin istediği makyaj çantasını bagajdan aldınız. Aracınızı çalıştırıp restoranın önüne park ettiniz. O ne? Merkezi kilit arıza yaptı. Olsuun, yolcu kapılarını içeriden, sürücü kapısını da anahtarla bir güzel kilitlediniz. İşlem tamam. Restoranda aracınızı gören bir yere oturdunuz yemeğinizi yerken gözünüz, aracınızın açık duran bagaj kapağına ve kaçan bir hırsıza takıldı. Tabii hırsızın kolunda da yeni laptopunuz. Hemen aracınızın kitapçığını açıp sayfa 26’da 2. sütunu okuyorsunuz ve G.M. tasarımcılarına saygılar sunuyorsunuz. Orada aynen “Merkezi kilit sistemi arızalandığında yakıt depo kapağı ve bagaj kapağı kilitlenemez.” Yazmaktadır. İyi yolculuklar. Aman şehir içlerinde ışıklarda durmayın yoksa bagajınız tam takır kalabilir! Unutmadan, bu durumda aracınızı karanlık sote yerlere de park etmeyin. Bakarsınız litresinin 4 TL’yi geçtiği şu günlerde benzininizin yerinde yeller esebilir...”

BİLGİ: Çocuk kilidi için yazıda tornavida, resimde anahtar görülmekte ise de her ikisi de işe yaramaktadır.

Sayfa 27

[Resim: 27AnahtarKilitAlarm_zps61585e16.jpg]

TECRÜBE: Bırakın aksesuar takılmasını, ilk bir aydan sonra, kendi ağırlığını kaldırabilen bagaj kapağına sahip bir Cruze görmedim ben daha. Uyanık G.M. mühendisleri akıllarınca kendilerini aklayacaklar. Forumda arama yaparsanız muhtelif çözümler bulabilirsiniz.

YORUM: Açılmış olan bagajı kapamak için iç kısımda bir tutamak olmaması büyük eksiklik. Aracın kirli, çamurlu ve ıslak olduğu zamanlarda bagajı kapatmak büyük dert. Kirlenen elinizle uğraşmak sorunda kalıyorsunuz. Araç üzerindeki bagaj açma düğmesi de, tasarım hatası sebebiyle içine su aldığı için çabuk bozulmaktadır. Garanti kapsamındaki araçların düğmeleri, servislerde 15 dakikada değiştirilmektedir. Ancak takılan yeni düğmenin eskisinden farkı olduğunu sanmıyorum.

BİLGİ: Cruze’un alarm sistemi yolcu bölmesini ve bagaj bölmesini denetlememektedir. Çünkü bununla ilgili ultrasonik sensörleri yoktur. (Deneyin: Aracınızın camlarını açın, alarmı kurun, elinizi camdan içeri sokun, alarm çalmayacaktır.)

YORUM: Aracın eğimiyle ilgili sensörün de olduğunu sanmıyorum.

Sayfa 28

[Resim: 28AnahtarKilitAlarm_zps3aa0f161.jpg]

BİLGİ: Burası önemli, zira bir çok kişi, kilit tuşuna bir kez basınca aracın sadece kilitlendiğini, iki kez bastıktan sonra alarmın kurulduğunu sanmaktadır ve ne yazık ki aldanmaktadır. İster bir, ister iki kez kilitleme tuşuna basın fark etmez. Her iki durumda da alarm devreye girmektedir. Aralarındaki fark; bir kez basınca, sistem 30 saniye bekledikten sonra alarmı çalıştırır, iki kez basılınca ise doğrudan alarm çalıştırılır. Pratikte faydası şudur: Bir kez bastığınızda sistem size 30 saniye zaman tanımaktadır. Örneğin araçtan, ya da bagajdan bir şey alacaksınız ve onları aldıktan sonra eliniz kolunuz dolu vaziyette anahtarın düğmesine basamayacak durumda olacaksınız. İşte bu durumda önceden bir kez basarak sistemi kuruyorsunuz ve anahtarı cebinize koyuyorsunuz. 30 saniye içinde ne yapacaksanız yapıp kapıyı ya da bagajı iterek kapatıyorsunuz. Bingo! Alarmınız otomatikman kurulmuş oluyor. Güzel bir özellik… (Haydi itiraf edin, bu özelliği bilmiyordunuz değil mi?)

Sayfa 29

[Resim: 29AnahtarKilitAlarm_zps4cbb99d9.jpg]

Sayfa 30

[Resim: 30AnahtarKilitAlarm_zps1cbb01af.jpg]

Bu konu ile son sözü yine Seçkin’e bırakıyorum. Aynı yerden alıntıdır…
“…Benzin depo kapağı açıkken aracı kilitleyememek bir tasarım hatasıdır. Benzinlikte aracınıza benzin doldurulurken başında durmak zorunda kalıyorsunuz. Yakıt doldurma tamamlanınca o kalabalıkta millet arkanızda kuyruk olmuşken siz aracı kilitleyip ödeme yapmaya gidiyorsunuz. Arkanızdan gelen homurtu tarzı sesleri aynen tasarımcıların annelerine iletiyorsunuz içinizden ve dişinizi sıkmakla yetiniyorsunuz. Tabii bu forumu okumamış ya da bu durumu bilmeyen bir çok kişi, dolum esnasında aracını kilitleyerek ödeme yapmaya gitmiş ve dönüşte dolumu tamamlayarak kapağı kapatan pompacının kapak pimini kırdığını hezeyan içinde görmüştür. Yazık.
Bagaj kapağının anahtarla dışarıdan mekanik olarak açılamamasının da bir tasarım hatası olup olmadığına siz karar verin artık. Yolda gidiyorsunuz, aracın içinde bir şekilde küçük bir yangın çıktı ve yanan kablolar sigortaları attırdı. Kapı kolunu iki değil otuziki kere bile çekseniz kapınız açılmıyor. (Kitapta her ne kadar kapı kolu 2 kere çekilince açılacağı belirtilse de kazın ayağı pek de öyle değil galiba. Ortada kapı gibi Bakırköy sahil yolunda seyir halindeyken alev alan bir Cruze yangını olayı örneği var ki, sürücü kapıyı defalarca açmaya çalışmasına rağmen kapı açılmamış ve etraftan yetişenler camı kırarak adamı dışarı çıkarmışlar. Merak edenler 363. sayfada video linkini bulabilirler. Olay 20 Aralık 2010’da olmuştu.) Neyse, bir şekilde kapıyı açtınız ve dışarı çıktınız aracın koltukları alev alev. Olsuuuun! Aslanlar gibi yangın söndürücünüz var nasıl olsa. Opel(?) trafik setiyle beraber hediye edilen hani, evet, evet bildiniz işte o. Peki nerede? Nerede olacak, koca şeyi kucağınızda taşıyacak değilsiniz ya, tabii ki bagajda. Hah! İşte onu oradan almak sıkar biraz. Bagajı dışarıdan açamazsınız, zira bagaj düğmesi elektrikle çalışıyor ve araçta elektrik melektrik nanay. G.M. tasarımcılarının önerdiği yol biraz meşakkatli ama umarım yapabilirsiniz. Çıktığınız sürücü kapısından, alev alev yanan aracınızın içine tekrar gireceksiniz. Kolunuzu arka kapının mandalına uzatıp iki(!) kere çekerek arka kapıyı açacaksınız. Şimdi araçtan inip açtığınız arka kapıdan içeri uzanarak o alev ve duman yığını içinde arka koltuğu yatıracaksınız ve bagajdaki yangın söndürücüsünü bulacaksınız. Bingo! Kolay gelsin…”
\"Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım bilim ve akıldır... Böyle bir dünyada, asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve bilimin gelişimini inkâr etmek olur...\"  Mustafa Kemal ATATÜRK
Bul
Alıntı
#8
Suavi bey ellerine sağlık.
konuya biriki ilave yapayım;

* Araçtan indiniz kilitlemeye bastınız tabi tek kapı tam kilitlenmemiş farkında değilsiniz . sinyallere bakarsanız kapı açıksa kapılar kilitlenmediği için sinyal kilitlendi ikaz vermiyor. Olduda sinyallere bakmadınız ve anahtara istinaden kilitlendi kontrol ettiniz . Bingo , kapılar açık kaldı ve hırsız aracın içindekileri *****ü. Belki korna ikazını aktif etmek işe yarar . Ancak olması gereken kapılar kilitlenmedi ise aracın sesli ikaz vermesi , bunu düşünememiş olmalarının bir mazereti yok.
* evet ikinci anahtarımı kullanmaya başladım ve birincisi gibi arma düştü , ama bu sefer bulamadım kahretsin. Yeni anahtarın armasını özellikle düşürmeden söküp japonla yapıştırmak gerekli.
* Benzincide indiniz, depo kapağı açıldı ve pompacı doldurmaya başladı. Sizde doğal olarak kapıları kilitleyip KK dan ödeme yapmaya gittiniz. Dönüşte fişleri pompacıya verip aracı açıp binip yola çıktınız , gideceğiniz yere vardınız. Aracı park ettiniz belki ertesi sabah tekrar araca geldiniz. Ama araç çalışmıyor Neden ? Mahallede size gıcık olan biri , benzincide kapı kilitliyken zorlanarak kapanan ancak siz aracı açınca kendiliğinden açılmış olan , farketmediğiniz için bütün gece açık kalan depo kapağından içeri 10litre su doldurmuş. BU GM mühendislerinin bir gerizekalılığıdır. İsterlerse dava açsınlar , gerizekalı herifler 2 milyon km araç test ettik diyorlar buna hiç mi dikkat etmemişler.
* Arka kapılardaki kilit düğmelerinin yeri. Yaw siz GM mühendisleri hiç mi başka araca binmezsiniz arkadaşınızın eşinizin dostunuzun , yada hiçmi otoshowlara gidip rakipleri incelemezsiniz. Hadi on koltukta oturan biri kapıları konsoldaki düğmeden kilitleyip açabilir. Arka koltukta oturan yolcu acil durumda omuz hizasında kalan düğmeyi nasıl bulupta aracı kilitleyecek yada açacak. L,ütfen başka araçlara dikkat edin arka kapı kilit düğmesi kapının orta direğe yakın kısmına konmuştur. Ani bir durumda kapıyı kilitlemek çok kolaydır.
Bul
Alıntı
#9
Yedek anahtarda etiketle anahtar numarası yazıyor bende.
Cool
Bul
Alıntı
#10

Alıntı:
#110231 lucas: Yedek anahtarda etiketle anahtar numarası yazıyor bende.



Bu iyi haber...
Zahmet olmazsa, o etikette yazan rakamları anahtarın oyuğunda bulunan rakamlarla bir karşılaştırabilir misiniz?
Eğer aynı ise biz de kendi kodumuzu öğrenmiş oluruz. Ona göre de ilgili yazıyı güncellerim.
\"Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım bilim ve akıldır... Böyle bir dünyada, asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve bilimin gelişimini inkâr etmek olur...\"  Mustafa Kemal ATATÜRK
Bul
Alıntı
#11
Kılavuza devam...

AYNALAR, CAMLAR VE SUNROOF
Sayfa 31

[Resim: 31AynalarCamlarSunroof_zpsea340869.jpg]

YORUM: Araç nasıl olsa uzakta deyip dikkatsizce sol şeride geçmeye kalkmak, tatsız durumlara yol açabilmektedir. Deneyimsiz sürücülerin sıkça düştükleri hatanın kaynağı olan, bu tür dışbükey aynaların, bu özelliğine dikkat edilmesi şarttır. Tüm şerit değiştirmelerde ayna kontrolünün ardından, anlık omuz üstü kaçamak bakışların, refleks haline getirilmesi gerekir.

Sayfa 32

[Resim: 32AynalarCamlarSunroof_zpsf27f6a6c.jpg]

BİLGİ: Burada belirtilen ısıtma, arka cam ısıtmasıyla beraber yan aynaları da ısıtmaktadır ve kışın yan aynalarınız buzlandığında çok işe yaramaktadır. Her ne kadar arka camın buğulandığı her durumda, yan aynalarda sorun olmasa bile yine de aynalar ısıtılmaktadır. Böyle durumlarda aynalardan buhar çıktığını görürseniz panik yapmayın.

Sayfa 33

[Resim: 33AynalarCamlarSunroof_zpsb8f088a1.jpg]

Sayfa 34

[Resim: 34AynalarCamlarSunroof_zps40f2275c.jpg]

YORUM: Demek ki, akü kutup başı çıkarılıp takıldığında, camlarla biraz ilgilenmek gerekiyor.

Sayfa 35

[Resim: 35AynalarCamlarSunroof_zpsb255e8ac.jpg]

Sayfa 36

[Resim: 36AynalarCamlarSunroof_zpse511ff83.jpg]

TECRÜBE: Stor perdeyi birazcık kuvvetli açarsanız, zayıf olan stoperinden kurtulup arkaya doğru kaçmaktadır. Panik yapmayın, parmaklarınızı kullanarak geri çıkarabilirsiniz.

TECRÜBE: Kapanırken olan emniyet fonksiyonu, maalesef açılırken yok. Yani sunroof bir şekilde sıkışmış olsa, zorla çatur çutur açılacak ya da motoru yanacak anlayacağınız.

YORUM: Yine anlayacağınız üzere, akü kutup başı çıkarılıp takıldığında, sunroof’la da biraz ilgilenmek gerekiyor.

YORUM: Bakıma gittiğimde servis, aracın kılavuz kitapçığını istemişti. Evde olduğunu söyleyince, boş bir etiket vererek 36. Sayfaya yapıştırmamı söylemişlerdi. Belli ki kılavuzda yazılan bir şeyin kapanmasını istiyorlar. Kitapçığının bu 36. Sayfası, servis tarafından boş etiketle kapatılmış olan varsa, nerenin kapatıldığını paylaşsınlar ki, biz de G.M.’in neyi okumamızı istemediğini anlayalım.
\"Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım bilim ve akıldır... Böyle bir dünyada, asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve bilimin gelişimini inkâr etmek olur...\"  Mustafa Kemal ATATÜRK
Bul
Alıntı
#12

Alıntı:
#110228 samet baba: Suavi bey ellerine sağlık.
konuya biriki ilave yapayım;

* Araçtan indiniz kilitlemeye bastınız tabi tek kapı tam kilitlenmemiş farkında değilsiniz . sinyallere bakarsanız kapı açıksa kapılar kilitlenmediği için sinyal kilitlendi ikaz vermiyor. Olduda sinyallere bakmadınız ve anahtara istinaden kilitlendi kontrol ettiniz . Bingo , kapılar açık kaldı ve hırsız aracın içindekileri *****ü. Belki korna ikazını aktif etmek işe yarar . Ancak olması gereken kapılar kilitlenmedi ise aracın sesli ikaz vermesi , bunu düşünememiş olmalarının bir mazereti yok.
* evet ikinci anahtarımı kullanmaya başladım ve birincisi gibi arma düştü , ama bu sefer bulamadım kahretsin. Yeni anahtarın armasını özellikle düşürmeden söküp japonla yapıştırmak gerekli.
* Benzincide indiniz, depo kapağı açıldı ve pompacı doldurmaya başladı. Sizde doğal olarak kapıları kilitleyip KK dan ödeme yapmaya gittiniz. Dönüşte fişleri pompacıya verip aracı açıp binip yola çıktınız , gideceğiniz yere vardınız. Aracı park ettiniz belki ertesi sabah tekrar araca geldiniz. Ama araç çalışmıyor Neden ? Mahallede size gıcık olan biri , benzincide kapı kilitliyken zorlanarak kapanan ancak siz aracı açınca kendiliğinden açılmış olan , farketmediğiniz için bütün gece açık kalan depo kapağından içeri 10litre su doldurmuş. BU GM mühendislerinin bir gerizekalılığıdır. İsterlerse dava açsınlar , gerizekalı herifler 2 milyon km araç test ettik diyorlar buna hiç mi dikkat etmemişler.
* Arka kapılardaki kilit düğmelerinin yeri. Yaw siz GM mühendisleri hiç mi başka araca binmezsiniz arkadaşınızın eşinizin dostunuzun , yada hiçmi otoshowlara gidip rakipleri incelemezsiniz. Hadi on koltukta oturan biri kapıları konsoldaki düğmeden kilitleyip açabilir. Arka koltukta oturan yolcu acil durumda omuz hizasında kalan düğmeyi nasıl bulupta aracı kilitleyecek yada açacak. L,ütfen başka araçlara dikkat edin arka kapı kilit düğmesi kapının orta direğe yakın kısmına konmuştur. Ani bir durumda kapıyı kilitlemek çok kolaydır.


Sacit abi 1.paragrafınızdaki olay benim aracımda mevcut Smile Darbe sensörlü cam acma kapama modülü,kapılar acıkken kilitleme düğmesine basınca arac 4 defa korna calıyor.Bir kac kere işime yaradı doğrusu.
Bul
Alıntı
#13
Şu an yedek anahtar bende değil aslı var sadece. O yüzden bakamadım.
Cool
Bul
Alıntı
#14
Bu başlığı takip edenler, \"Ulan ona buna laf yetiştiriyor da, kılavuza devam etmiyor\" diye düşünmesin lütfen, zira yeni bölümün tarama ve photoshop işlemlerini kölelerim yoğunluktan bitiremedi. Şimdi kırbaçlarım onları yarına yetiştirirler...
\"Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım bilim ve akıldır... Böyle bir dünyada, asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve bilimin gelişimini inkâr etmek olur...\"  Mustafa Kemal ATATÜRK
Bul
Alıntı
#15
İşte yeni bölüm…

Koltuklar Güvenlik Sistemleri

Sayfa 37

[Resim: 37KoltuklarGuumlvenlikSistemleri_zps24ea8e42.jpg]

YORUM: Her ne kadar burada koltuk başlığı ile başın, aynı hizada olması gerektiği yazsa da; başlığın biraz daha yüksekte olması, çok daha güvenlidir. Bir çarpışma anında arkadan gelecek olan nesnelerden daha kolay korunursunuz. Ayrıca, bir takla anında ezilen tavana başınızdan önce direnç göstereceği için, daha az darbe alırsınız. Tabii ki emniyet kemeriniz yeterince sıkıysa…

BİLGİ: Burada yazmayı unutmuşlar ama ön koltuklarda yükseklik ayarı olarak toplam 5 konum var.

Sayfa 38

[Resim: 38KoltuklarGuumlvenlikSistemleri_zps6b9fb8c3.jpg]

BİLGİ: Düzelttiğim yazım hatasını gördünüz… Arka koltuklarda ise öne ve arkaya doğru olan ayar mevcut değil. Sadece yukarı ve aşağı ayar yapabiliyorsunuz. Ortadaki başlık sadece 2 konuma sahipken, yanlardaki başlıklarda 3’er konum var.

Sayfa 39

[Resim: 39KoltuklarGuumlvenlikSistemleri_zps70ef17e8.jpg]

YORUM: Bu yaşıma kadar aracının koltuğuna gerektiği gibi oturan sürücü görmedim diyebilirim. Buna sizler de dahilsiniz! Niye mi? Koltuk Pozisyonu başlığı altındaki altı kırmızı çizgili satırları okuyunca kendiniz cevabını verebilirsiniz. Bence bu kılavuzun en önemli bölümlerinden birisi burasıdır ve iyi öğrenilmesi gerekir. İşte size bir konum kontrol tüyosu; elinizle direksiyonun en üst noktasını sıkıca kavrayarak tutun. Her iki omzunuz da koltuğa değerken kolunuz hemen hemen düz bir pozisyona yakınsa (sopa gibi değil elbette) doğru konumdasınız demektir. Gerekirse altınıza ince bir minder koyabilirsiniz, ancak asla sırtınıza minder koymayın. Zira darbe anında koltuk başlığı başınıza gereken desteği veremez ve boynunuz kırılabilir.

Sayfa 40

[Resim: 40KoltuklarGuumlvenlikSistemleri_zps06041c7b.jpg]

BİLGİ: Bir tasarım hatası yumağı olan kol dayanağı, ileri kaymış durumdayken, ne yazık ki kapak açılmamaktadır.

YORUM: Bu aşamada tekrar nickdaşım Seçkin Bey’e bağlanıyor ve ***** sitedeki (DH) ***** yazısından ilgili bölümü aynen aktarıyorum…

“…Bir türlü sabitlenemeyen ve sürekli kayan kol dayama (Kolçak) sorunu: Tasarımcılar belli ki iri yapılılarla minyon yapılıları düşünerek, sabit olmayıp ileri geri kayması ayarlanabilen kolçak tasarlamışlar. Hatta alttaki kayan kızaktaki ayar dişlerini de tasarlamışlar. Ama gel gör ki bu dişlere oturarak, kolçağın ayarlanan seviyede sabit kalmasını sağlayacak olan basit dil mekanizmasını koymayı unutuvermişler. Öp babanın elini! Yetmişiki milletten Cruze’cular da yok dondurma çubuğu, yok çocuğun cetveli derken iptidai çözümler yaratmışlar, üstelik YouTube’a bile koymuşlar. Maalesef servislerde bununla ilgili ne bir sorun kaydı, ne de bir çalışma henüz yok…”

Sayfa 41

[Resim: 41KoltuklarGuumlvenlikSistemleri_zps34d2bf72.jpg]

YORUM: Arka koltuktaki kol dayamayı, bardak tutacağı ile kombine etmek iyi hoş da, kolunuzu dayayacağınız ön tarafa bardak tutacağını koymak abes olmuş. Çünkü sert plastik kolunuzu rahatsız edip acıtmaktadır. Halbuki yumuşak olan bölüm ön tarafta, o sert plastik bardak tutacağı da arka tarafta olmalıydı. Böylece içinde sıvı olan bardaklar koltuk boşluğunda dirsek darbelerinden uzakta daha güvende olacaklardı.

YORUM: İşte en önemli bölümlerden biri daha… Siz emniyet kemerini takmış olabilirsiniz, ancak yanınızdaki ya da arkanızdaki emniyet kemerini takmamışlarsa başınız belada olabilir. Zira, bir kaza anında fırlayan 60 kiloluk bir et ve kemik yığını, araç içindeki herkesi pestile çevirir. Ayrıca, hayatta kalsanız bile, sürücü olarak yolcuların emniyet kemerlerinden sorumlu olduğunuzu hatırlatayım.

Sayfa 42

[Resim: 42KoltuklarGuumlvenlikSistemleri_zps2a1c9d6f.jpg]

YORUM: İşte bir çok kişinin bilmediğini sandığım bir konu daha; kemer gerdiriciler. Hayır, kemeri elinizle çekince tekrar geri saran mekanizma değil bu. Bu sistem, hava yastıkları ile kombine olarak, bir patlayıcı yardımı ile elde edilen basıncın, kemer makarasını ters yönde çevirmesiyle kemer gerilmekte ve kazazedeyi koltuğa yapıştırmaktadır.

YORUM: Dikkatinizi çekti mi bilmem ama, burada garip bir ifade var. “aracın ön veya arka kısmında olabilecek belli bir şiddetin üzerindeki çarpış*****…” Tamam önü anladım da arkayı anlamadım. Geri geri giderken bir yere çarparsak ya da arkadan biri bize çarparsa sistemin çalışacağı kastediliyorsa, bence verilen bilgi hatalı. Zira sistem, hava yastıklarıyla kombine olduğu için, onun sensörlerinden referans almaktadır ve hava yastıkları birazdan göreceğiniz üzere sadece önden ve yandan alınan darbelere duyarlı sensörlere sahiptir. Yoksa bu gerdirme sisteminin ayrıca kendi sensörü olduğunu sanmam.

Sayfa 43

[Resim: 43KoltuklarGuumlvenlikSistemleri_zps219c60bb.jpg]

YORUM: Eğer buna dikkat ederseniz, boynunuzun kırılmasını önleyebilirsiniz…

Sayfa 44

[Resim: 44KoltuklarGuumlvenlikSistemleri_zpsac512c3d.jpg]

Sayfa 45

[Resim: 45KoltuklarGuumlvenlikSistemleri_zps44b2fe6e.jpg]

YORUM: Olay sonrası, aracın bu sayılan yerlerinin yetkili serviste sökülmesini kullanıcıya hatırlatmak garip bir uyarı olmuş. Komik. Bence bu ifade yerine, “Olay sonrası aracınızı, yetkili servislerde bakımını yaptırın.” diye yazılsaydı daha mantıklı olurdu.

YORUM: Bu ne ya? Karşıdan gelecek darbenin toplamda 60 farklı derecesi, hava yastıklarını çalıştırıyorsa, kalan 180 – 60 = 120 derecedeki 120 farklı açılarla gelen darbelerde Allaha emanetiz anlaşılan. O zaman baktınız çarpacaksınız, mümkün olduğunca açıyı tutturmaya çalışın! “Olur mu öyle şey?” demeyin, bakın oluyor…

Sayfa 46

[Resim: 46KoltuklarGuumlvenlikSistemleri_zpsa1b21405.jpg]

Sayfa 47

[Resim: 47KoltuklarGuumlvenlikSistemleri_zps5abc9226.jpg]

BİLGİ: Cruze’da; direksiyonda, ön yolcu önünde, ön koltuk sırtlarının dışarı bakan taraflarında, ön camın sağ ve sol çerçevesinde ayrıca arka camın sağ ve sol çerçevesinde olmak üzere toplamda 8 adet hava yastığı bulunmaktadır.

BİLGİ: Ön yolcu hava yastığı, öndeki AIRBAG yazan yerde değil, daha ileride camın tam dibine yakın yerde bulunmaktadır ve kaza anında buradan çıkan metal bir bıçak konsolu yararak yukarı çıkmakta ve ön camı patlatmaktadır. Hava yastığı ise daha sonra şişmektedir. Tabii bunlar mili saniyelerin içinde olmaktadır.

SORU: Hava yastığını şişirirken konsolu yarmanın ve ön camı patlatmanın anlamı nedir? Yoksa bu da bir tasarım hatası mıdır?

YORUM: Kazalarda en çok sıkışan bacaklar için olan hava yastıklarını, A.B.D. versiyonuna koymuş G.M. Ne diyeyim, sağlık olsun. Umarım yerli yapacağımız ilk araca 38 hava yastığı koyarız da, A.B.D.’ye sadece 8’lisini göndeririz… İsveç’li Volvo; Çin’e satılmadan önce, 2020’li yıllarda üretecekleri araçlarda, hiçbir yolcusunun ölmeyeceğini garanti eden özel bir sistemin bulunacağını açıklamıştı. Sistem, darbe anında var olan tüm hava yastıklarını aynı anda açarak, yolcuları bir yastık yumağının içine almayı hedefliyordu. Bu forumda bir başka başlık altında Cruze için de böyle bir dilekte bulunmuştum da, zat-ı muhteremin biri, “Zarar olur, hepsinin açılmasına ne gerek var?” diye itiraz etmişti. Sanırım hakkın rahmetine kavuştuktan sonra, kalan diğer hava yastıklarını miras bırakmayı düşünmüş olmalı bu zat.

YORUM: Önden gelen darbelerde olduğu gibi, yandan gelen darbelerde de açı sorunu var. Allahtan burada biraz daha şanslıyız. Zira bu sefer 180 – 120 = 60 derecedeki 60 farklı açı tehlikemiz var. Çok uzadı bu iş; olması gereken darbe sensörleri 3 boyutlu ve 360 dereceye duyarlı olmalı, yani eksik açı bırakmamalı. Darbenin nereden geleceği belli mi olur? Ayrıca sensörler, darbe duyarlılığının haricinde, yuvarlanmaya da duyarlı hale getirilmelidir. Zira, yoldan çıkarak yamaçta yuvarlanmaya başlayan araçta, darbe olmadığı sürece hava yastıkları açılmamaktadır. Yani, 20 takla atan araç, ezilip büzülerek içerideki yolcuları haşat ederken, muhterem hava yastıkları maalesef istiflerini bozmamaktadır. Kaldı ki bu sensörlerin 3D 360 derece haline getirilmesi, üreticilere ekstradan aman aman bir ***** getireceğini de sanmam.

Sayfa 48

[Resim: 48KoltuklarGuumlvenlikSistemleri_zpsd5f7cf84.jpg]

BİLGİ: Yalnız seyahat eden bazı sürücüler, ön yolcu hava yastığını devre dışı bırakmayı adet haline getirmiş durumdalar ki bu yanlış. Zira ön koltukta yolcu yokken ön yolcu hava yastığı zaten devre dışıdır. (Ön koltukların her ikisinin de oturma süngerinin içinde ağırlık algılayıcı sensör bulunmaktadır.) Burada gösterilen devre dışı bırakma durumu, sadece ve sadece çocuk emniyet sistemi amaçlıdır. (Çocuk emniyet sistemi: Araçlar için özel olarak üretilmiş seyyar çocuk koltuklarıdır.)

Sayfa 49

[Resim: 49KoltuklarGuumlvenlikSistemleri_zpse54a7ea3.jpg]

Sayfa 50

[Resim: 50KoltuklarGuumlvenlikSistemleri_zpsfef736ed.jpg]

Sayfa 51

[Resim: 51KoltuklarGuumlvenlikSistemleri_zps2733772b.jpg]

Sayfa 52

[Resim: 52KoltuklarGuumlvenlikSistemleri_zps1fe17a1e.jpg]

Sayfa 53

[Resim: 53KoltuklarGuumlvenlikSistemleri_zps80c26b79.jpg]

Sayfa 54

[Resim: 54KoltuklarGuumlvenlikSistemleri_zps5c095fc2.jpg]

BİLGİ: Aldığınız çocuk koltuğunu araca sabitlemek için, resimde gösterilen yuvarlak plastik parçaları zorlamaya kalkmayın. Isofix kancaları orada değil, biraz aşağıda, koltuk minderi ile sırt minderinin arasında bulunmaktadır. Gözle görünmüyor ama, araya elinizi sokunca, elinizle hissedebilirsiniz. Üstteki Top-Tether’lere ulaşmak için de kapağın üstündeki yuvarlak bölüme bastırın.

YORUM: G.M. tasarımcıları Isofix’ler için yuvarlak yerine aşağı yönlü ok simgesi koysalardı daha iyi olurdu. Ayrıca üst tarafta bulunan Top-Tether’lerin kapağını açarken dikkat edin, zira plastiğin keskin kenarları insanın parmak derisini sıyırabiliyor.
\"Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım bilim ve akıldır... Böyle bir dünyada, asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve bilimin gelişimini inkâr etmek olur...\"  Mustafa Kemal ATATÜRK
Bul
Alıntı
#16
Suavi Bey,

Bendeki yedek anahtarın üzerindeki ve etiketteki numaraları kontrol ettim , numaralar tutmuyor
Bul
Alıntı
#17
Bu kötü haber Sacit :no

Acaba herkeste var da, bir tek bende mi yok bu etiket?
Eğer öyleyse yukarıdaki yazıyı düzelteceğim. Yani bir kaç kişi daha bilgi verirse iyi olur...
\"Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım bilim ve akıldır... Böyle bir dünyada, asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve bilimin gelişimini inkâr etmek olur...\"  Mustafa Kemal ATATÜRK
Bul
Alıntı
#18
Ohooo, o! Baktım da siteye girmeyeli 10 gün olmuş. Benim için normal… Hatta sık bile. Yok öyle bozulmak; baştan söylemiştim “zaman buldukça” diye. Kaldı ki bu başlığı da pek ipleyen yok gibi ya, neyse. Sıradaki konumuz, eşya saklama ve bagaj bölümleri. Biliyorum, sıkıcı ama ne yapalım, dedik bir kere; sayfa sırasında gideceğiz…

EŞYA SAKLAMA VE BAGAJ BÖLÜMLERİ

Sayfa 55

[Resim: 55E15F0yaSaklamaBagaj_zpse821be00.jpg]

YORUM: Cruze’un bence en gereksiz parçalarından biri bu ortadaki göz. Kesinlikle kullanışlı değil. İçine ne koyarsan koy, yaz kış güneşten yanıp kavruluyor. Ben toz bezi koydum, ama yan cepler bile daha kullanışlı, toz bezi için. Aydınlatma anahtarının altındaki de az daha büyük olaydı iyiydi…

Sayfa 56

[Resim: 56E15F0yaSaklamaBagaj_zps639b219e.jpg]

YORUM: Boşken hidrolik bir tertibata sahipmiş gibi yavaşça açılan torpido gözü, başta insanı etkiliyor ama, içine küçücük bir şey konulduğunda tak diye açılınca o etkinin yerinde yeller esmeye başlıyor. Her şey göstermelik anlayacağınız…

YORUM: Bu gözlük bölmesinin olduğu yere bazı araçlardaki gibi klasik tutamak koysalardı çok daha iyi olurdu. Zira uzun yolculuklarda insan kolunu bazen dinlendirmek istiyor doğrusu…

Sayfa 57

[Resim: 57E15F0yaSaklamaBagaj_zps8d739a35.jpg]

BİLGİ: Daha önce de belirtmiştim; kol dayama ileri kaydırılmış durumda iken, kapak açılmıyor.

Sayfa 58

[Resim: 58E15F0yaSaklamaBagaj_zps2c7edbd0.jpg]

YORUM: Nasıl bir tasarımsa, bir türlü bu kancaya bir şey asmam mümkün olmadı. İlla yedek önlemler almam gerekti. Yani kancanın gerek yeri ve gerekse büyüklüğü pek kullanışlı değil.

YORUM: Bagajın yan duvarları halı değil ki cırt bantla üçgen reflektörü resimdeki gibi tutturalım. Halbuki her taraf halı kaplı olsaydı, istediğini istediğin yere cırt bantla sabitleyebilirdin. Gerçekten de mükemmel olurdu.

Sayfa 59

[Resim: 59E15F0yaSaklamaBagaj_zps7e1cdb64.jpg]

SORU: Benim bagajımda niye böyle bir ağ yok?

Sayfa 60

[Resim: 60E15F0yaSaklamaBagaj_zpsab5f24a5.jpg]

BİLGİ: Her ne kadar bagaj bölümünden bahsediliyorsa da altı kırmızı çizgili satırlardaki yük, arka koltuk üzerine konulan yüklerdir. Zira bagajda isteseniz de koltuk sırtlıklarının üstüne çıkacak şekilde yük koyamazsınız, sığmaz. Benzer şekilde, ön koltukta da yük taşımak zorunda kalırsanız, kesinlikle torpido yüksekliğini geçirmeyin ve yükü kesinlikle koltuğa sabitleyin.
\"Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım bilim ve akıldır... Böyle bir dünyada, asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve bilimin gelişimini inkâr etmek olur...\"  Mustafa Kemal ATATÜRK
Bul
Alıntı
#19
Suavi bey siz devam edin hepsini tek tek okuyoruz
Eğer isteresen \"O\" bir hâyâl değildir.
Bul
Alıntı
#20
\"Marifet, iltifata tabidir…”
Yani, ustalıkla yapılmış başarılı işlere yapılan övgüler, o işlerin devamlı ve daha iyi olmasını sağlar. Anlayacağınız, “gaz verme” olayının edebî karşılığıdır. O yüzden, ben de aldım gazı, devam edeyim bari…
Şaka bir yana, teşekkür ederim Çağrı Bey kardeşim. Bilginin paylaştıkça çoğaldığına inanan biri olarak, verilen emeklerin bir işe yaradığını, insanların faydalandığını görmek hoş bir duygu.

İşte yeni bir konu başlığı: GÖSTERGELER KUMANDA BİRİMLERİ

Sayfa 61

[Resim: 61GoumlstergelerKumandaBirimleri_zps685facdb.jpg]

BİLGİ: En önemli konulardan biri daha; direksiyon ayarı… Araca bindiğinizde koltuk ayarı ile birlikte kombine olarak yapılması gereken bir ayardır ve şu şekilde yapılır. Öncelikle, direksiyon, en sonuna kadar itilir ve en yukarıya kaldırılarak sabitlenir. Sonra, daha önceden anlatmış olduğum üzere koltuk ayarı yapılır. Hala kolunuz direksiyona yetişmiyorsa, artık direksiyonu kendinize doğru çekebilirsiniz. Şu anda ideal koltuk ayarında ve ideal direksiyon mesafesinde olmanız gerekir. (Direksiyondan niye bu kadar uzakta durulması gerektiğini merak edenler, çarpışma testi videolarını izlesinler…) Rahat değilseniz, her şeyi baştan tekrar kontrol edin, hatta üşenmeden en baştan başlayın. İnanın pişman olmazsınız, hele uzun yolda farkı fark edeceksiniz. Şimdi sıra geldi direksiyon yüksekliğini ayarlamaya. Burada amaç, direksiyonu olabildiğince aşağı konuma ayarlamaktır. Ancak, direksiyon bacaklarınıza çok yakın olmamalı, eliniz direksiyonu çevirirken, parmaklarınız bacağınıza değmemelidir ve inip binerken sorun yaşanmamalıdır. Son olarak ince ayar yapıyoruz; o da gösterge kontrolü. Her şeyi ayarladınız ve her şey yolunda ise; kafanızın konumunu bir milimetre bile oynatmadan robot gibi doğrudan yola bakarken, sadece gözlerinizle aşağı bakarak, gösterge tablosuna bakın. Gösterge tablosundaki her şeyi görebiliyorsanız, işlem tamamdır. İyi yolculuklar… Yok eğer göremediğiniz şeyler var ise, radikal değişiklikler yapmamak kaydı ile yani abartılı ayarlar yapmamak kaydı ile küçük küçük hareketlerle direksiyonun aşağı-yukarı, ileri-geri ayarını yapın. Baktınız büyük değişiklikler oluyor, gözünüz aydın, her şeyi sıfırlayıp işe en başından başlamalısınız. Zira ilk aşamalarda hata yapmışsınızdır demektir bu. Tabii ki karikatür kahramanı gibi bir vücut yapınız varsa, “Doktor ne yerse yesin dedi” esprisi misali, bu anlattıklarıma boş verip kafanıza göre takılın…

Sayfa 62

[Resim: 62GoumlstergelerKumandaBirimleri_zpsfdd9d17b.jpg]

YORUM: Bu aracın en sevmediğim aksaklıklarından biri de şu lanet korna… Zira acil durumlarda mili saniyeler içinde sert bir darbe ile vurduğunuzda korna çalmıyor. Adamı ifrit ediyor. İlla efendi efendi basmak gerekiyor kornaya. Hiç kimse, “Yahu, senin kornaya yumruk atacağını G.M. mühendisleri nereden bilsin.” demesin. Başınıza gelince görürsünüz haklılığımı…

Sayfa 63

[Resim: 63GoumlstergelerKumandaBirimleri_zps22ff204b.jpg]

BİLGİ: Alın size lanet bir tasarım hatası daha… Yağmur yağıyor ve sileceğinizi Yağmur Sensörlü Otomatiğe aldınız, oh kebap. Ama biraz sonra da kırmızı ışıkta durdunuz. O ne? Ahanda silecekler bozuldu diyorsunuz. Çünkü silecekler hareket etmeyi bırakmış, yan gelip yatıyorlar. Oysa şakır şakır yağmur yağıyor ve dışarıyı görmek de imkansız halde. Arkadan gelen kornanın sesi ile irkiliyorsunuz. Meğerse çoktan yeşil yanmış, ama sizin haberiniz yok. Burnunuzun ucunu bile görmeden, önünüzdeki herhangi bir şeye çarpma riskini de göze alarak kör uçuşu misali hareket ediyorsunuz… 10 metre filan gidiyorsunuz, haydaaa! Silecekler tekrar çalışmaya başlıyor. G.M. mühendislerine saygılarınızı sunarken şunu fark ediyorsunuz: Yağmur Sensörlü Otomatik silme pozisyonunda iken, eğer araç hareket etmiyorsa ya da sıkışık trafikte milim milim gidiliyorsa, silecekler otomatik olarak durmaktadır. Bu durumda en iyi çözüm; atadan kalma yöntemle silecek kolunu ani bir hareketle aşağı doğru çekip bırakın ve trafikten kurtuluncaya kadar da Yağmur Sensörlü Otomatik silme pozisyonundan uzak durun...
Ek: Gelen paylaşımlara göre bu aksaklık 2012 ve 2013 modellerde giderilmiş durumdadır. Darısı küçük bir yazılım güncellemesiyle 2011 modellerin başına...

Sayfa 64

[Resim: 64GoumlstergelerKumandaBirimleri_zpsb4754fec.jpg]

BİLGİ: İşte önemli bir uyarı; dış ortam sıcaklığı… Siz, siz olun, asla hiç bir aracın derece göstergesine güvenmeyin. Altın kural şudur: Gece yolculuk ediyorsanız ve yol üzerinde minik cam kırıkları parlamasına benzer bit kadar yansı***** görüyorsanız, yol buzlanmış demektir ve derhal ayağınızı gazdan çekiniz. Panik yapmayınız ve kesinlikle sert frenleme yapmayınız. Eğer gündüz ise; yol kenarındaki cisimlerin (ağaç, direk, vs) ya da önünüzdeki araçların yansı*****ı yerde görüyorsanız, yol buzlanmış demektir. Bu yansımayı, daha çok yazın yollarda sıkça görülen ve yolda su birikintisi varmış hissi uyandıran “su serabı” ile karıştırmayın.

Sayfa 65

[Resim: 65GoumlstergelerKumandaBirimleri_zps8fb4607f.jpg]

YORUM: Başta navigasyon olmak üzere, araç çakmak prizine ihtiyaç duyan bir çok cihazın çokça kullanıldığı günümüzde, kokpite sadece bir tane çakmak prizi koymak hatalı olmuş. Her ne kadar burada aksi yazsa da ben sigara içmediğim için çakmağı çıkarıp attım. O prize navigasyonun fişini takıyorum. Diğer cihazları kullanmam gerektiğinde birini çıkarıp diğerini takmak zorunda kalıyorum ve uzun yolda sinir bozucu ve gereksiz yere meşgul edici oluyor. Bana “sen de priz çoklayıcı kullan” demeyin. Zira prizin konumu itibarı ile yükseklik sorunu ortaya çıkıyor ki tam evlere şenlik. Halbuki vitesin hemen önünde bulunan ne idiğü belirsiz, hiçbir işe yaramayan o boşluğa 2 tane yan yana priz konsaymış tadından yenmezmiş. Oraya bozuk para koydum ki şu cam silen çocuklara bir-iki vereyim diye, oradan alıncaya kadar yeşil yanıyor, çocuklar arkamdan bana, ben de G.M. mühendislerine saygılar sunuyorum…

Sayfa 66

[Resim: 66GoumlstergelerKumandaBirimleri_zpse3789659.jpg]

Sayfa 67

[Resim: 67GoumlstergelerKumandaBirimleri_zps0396be51.jpg]

BİLGİ: Artık şehir efsanesi mi desem, yoksa dinozor çağı geyiği mi desem bilemiyorum… Şu “Aman depoyu sonuna kadar kullanıp bitirme, yoksa depodaki su ve pislik motora gider!” Lafını kast ediyorum. Bakalım öyle mi?... Öncelikle bilinmesi gereken, her yakıt deposunun en altında küçük bir çöküntü alanı bulunur. Bazen çöküntü yerine, hem depoya rijitlik sağlamak hem de araca montaj kolaylığı sağlamak için deponun alt kısımlarında ince sac kayıtların geçtiği boğumlar bulunur. İşte bu boğumlar arasında da 3 ya da 4 adet çöküntü alanları kalır. İşte bu çöküntü ya da çöküntüler, yakıttaki olası suya yataklık eder. Varsa, tahliye deliği de bu bölgededir ve servislerde bu suyun tahliyesi için kullanılır. Yakıt emiş hortumunun ucu da deponun en altındadır ama bu çöküntülere denk gelmeyecek şekilde yerleştirilmiştir. Her ihtimale karşılık da ucunda süzgeç vardır. Anlayacağınız üzere motor her zaman deponun en altındaki yakıtı çekmektedir. Eeee? Jetonunuz düştü mü? Yani, öyle ya da böyle, siz ne yaparsanız yapın, isteseniz de istemeseniz de deponuzun dibi elektrik süpürgesi misali sürekli emilip durmaktadır. Nadiren de olsa, çalkantı ile bulunduğu çöküntüden savrulan su damlacıkları, yakıt emiş hortumunun ucuna denk gelir ve o zaman da yakıt filtrenizin su kapanı, bu su damlacıklarını hapseder. Deponuzda pislik varsa; ya yakıt emiş hortumunun ucundaki süzgeç tarafından engellenir ya da yakıt filtreniz tarafından tutulur. Yani isteseniz de motorunuza su ya da pislik çektiremezsiniz. Tabii ki depoya 1 litre su boşaltırsanız iş değişir.

Bu arada şu bilgiyi de atlamayayım; petrol ürünleri, yoğunlukları en düşük olan sıvılardır ve kolay kolay içinde ya da üstünde yüzebilecek bir madde bulamazsınız. Yani depo içine atılan bir çok madde, zamanla ya çözünür ya da dibe çöker. Elbette ki su da dibe çöker. O sebeple, yakıtın azalması sonucu depoda yüzen her hangi bir maddenin yakıt emiş hortumunun ağzına gelme olasılığı yok denecek kadar azdır. Bugüne kadar yakıt emiş sistemi tıkanma olaylarının tümü, depoya yanlışlıkla konulan maddeler sonucu gerçekleşmiştir.

Ayrıca, depoların iç cidarları, benzin ya da motorinden etkilenmeyen özel boyalarla boyalıdır. Ancak üretim sırasında iyi boyanmamış, ya da kalitesiz boya ile boyanmış depolarda zaman zaman kopan boya parçalarından mütevellit süzgeç tıkanmaları olmaktadır ki ilgili geyikle alakası yoktur. Ayrıca, solvent içerikli ucuz yakıtlar, ne kadar kaliteli olsa da depo içindeki boyaya zarar vermekte ve pul pul dökülüp sistemi tıkamaktadır. Son olarak, benzin içinde çözünebilen şeker gibi maddeler de sisteme zarar verir. Ancak dediğim gibi bunların hiç birinin az yakıt geyiğiyle uzaktan yakından ilgisi yoktur.

Pekii, yakıtı tamamen bitirmenin hiç mi sakıncası yok? Elbette ki var. Bir kere emiş pompasının içi dahil, sistemdeki tüm yakıt kullanıldığı için, depoya yeni yakıt koysanız bile, emiş pompasının içinde yeterli sıvı olmadığından, yeterli vakumu gerçekleştiremez ve motora hemen yakıt pompalayamaz. Köylerdeki emme basma tulumbaları hatırlayın. İlk hareketten önce pompaya bir tas su koymazsanız 38 kere kolu sallamanız gerekir. Halbuki bir tas su koyunca ikinci sallamada suyu çekersiniz kuyudan. Aynı mantıkla, emiş pompası bir müddet boşa çalışarak kendi elemanlarını aşındıracak ama sonunda yeterli benzini pompalayacaktır. Bu arada enjektörlerinize hava dolduğu için yeterli ve düzenli yakıt püskürtemeyecek ve emişten eksoza kadar tüm sistem yarım yamalak yakıt ve hava karışımıyla dolacak. Katalitik konvertörünüz yanmamış yakıt sebebiyle hasar görecek ve bir daha tam randımanla çalışamayacak. Aracın orasına burasına sokuşturulmuş sensörler ecu’ya sersem sepelek veriler gönderecek ve ecu’nun saç***** yol açacak, gösterge tablosundaki muhtelif lambalar disko ışıklarını aratmayacak şekilde yanıp sönmeye başlayacak, vs, vs… Daha anlatayım mı? Pes edin yahu! Yani kısaca, depoda yakıtı tam bitirirseniz, motora su filan gelmez ama başınıza her türlü bela gelir. İşin doğrusu bu…

Sayfa 68

BİLGİ: Bu sayfada başka versiyona ait bilgiler bulunduğu için konulmamıştır.

Sayfa 69

[Resim: 69GoumlstergelerKumandaBirimleri_zpse20de8a8.jpg]

Sayfa 70

[Resim: 70GoumlstergelerKumandaBirimleri_zps0abcef7e.jpg]

BİLGİ: Burada belirtilmemiş ama “kapı açık” uyarı lambasının hemen sağında kırmızı daire ile işaretli olan yerde LPG yazısı bulunmaktadır ve henüz hiçbir versiyonda aktif değildir.

BİLGİ: Mavi daire ile işaretlenmiş uyarı lambaları diğer versiyonlarda bulunmaktadır.

Sayfa 71

[Resim: 71GoumlstergelerKumandabirimleri_zps4db7798d.jpg]

BİLGİ: Belli ki burada farklı bir şey söylenmek istenmiş ama tercümeyi gerçekleştiren zatı muhterem, muhtemelen Google’ın tercüme motorunu kullandığı için abuk subuk bir açıklama olmuş. Ancak şurası gerçek ki, dönüş sinyallerinin park lambalarıyla uzaktan yakından ilgisi yoktur.

BİLGİ: Alın size benzer bir tercüme hatası daha. Neresini düzelteyim bilmem ki? Atasözündeki deve misali yahu! Neyse, her ne kadar burada yine abuk subuk bir tercüme bulunsa da, hepinizin çok iyi bildiği gibi; sürücü emniyet kemeri uyarı ışığı kontak açıldıktan sonra, yanıp sönmeye başlayıp, takıncaya kadar da sönmüyor. Ha keza, ön yolcu emniyet kemeri uyarı lambası da, yolcu oturduğu anda yanıp sönmeye başlıyor, o da takıncaya kadar sönmüyor. Anlayacağınız buradaki saniye lafları hikaye…

BİLGİ: Cruze’ların arka koltuklarında emniyet kemeri takma uyarısı yoktur.

Sayfa 72

[Resim: 72GoumlstergelerKumandaBirimleri_zps64539a89.jpg]

Sayfa 73

[Resim: 73GoumlstergelerKumandaBirimleri_zps00c54f72.jpg]

Sayfa 74

[Resim: 74GoumlstergelerKumandaBirimleri_zps0a58a4ef.jpg]

BİLGİ: Depodaki yakıt azaldığında yanan Düşük Yakıt Seviyesi ışığının, uluslararası iki özelliği vardır. Birincisi, bu lambaların kontrol devrelerinin, ibreli göstergelerin devrelerinden tamamen bağımsız olmasıdır. Yani ibreniz bozuk olsa bile, bu lambanız yine de çalışır, çalışmak zorundadır. Hesaplama yolu ile değil, depodaki fiziksel yakıt varlığını referans alarak çalışır ve sistemde komple bir arıza yoksa oldukça güvenilirdir. İkinci özellik ise, her araç, kendi mühendisleri tarafından her durumda en az 50 km daha gidecek şekilde tasarlanmıştır. Forumda Cruze’uyla yaklaşık 100 km gittiğini söyleyen biri vardı diye hatırlıyorum ve olabilir de… Çünkü Düşük Yakıt Seviye şamandırası, en kötü şartlar göz önünde bulundurularak 50 km’ ye ayarlanır. O yüzden araç boşsa ve yol da dümdüz otobansa, hatta belki de biraz yokuş aşağı filan varsa siz de böyle rekorlar kırabilirsiniz. Tabii bir de tam tersini düşünün, ağzına kadar dolu bir bagaj, içerde ayı gibi 5 kişi ve Bolu Dağı’na tırmanıyorsanız papazı bulursunuz, zira o 50 km’ yi göreceğinizi pek sanmam. Altın kural; ışık yandığı anda ana kilometreyi okuyup, üzerine 50 km ekleyerek aklınızın bir kenarında tutunuz. İşte o kilometreye ulaştığınız anda hala benzin alamamışsanız, dua etmeye başlasanız iyi olur…

Sayfa 75

[Resim: 75GoumlstergelerKumandaBirimleri_zps27f6895f.jpg]

BİLGİ: Kısa farların uluslararası kontrol lamba rengi yeşildir ve eski araçların olmazsa olmazlarındandır. Ancak Cruze gibi güncel araçların bir çoğunda artık bu kontrol lambası bulunmamaktadır.

YORUM: Bence büyük eksiklik… Sürüş sırasında bazen öyle anlar oluyor ki; uzunlar mı yanıyor yoksa kısalar mı yanıyor ya da hiç biri mi yanmıyor, insan şüpheye düşüyor. Selektör yapıp durumu kontrol ediyorsunuz, ama tam o sırada önünüzde araç varsa, adam gereksiz yere taciz edilmiş oluyor. Bu sefer de kendini haklı gören adam başlıyor sizi taciz etmeye. Aracı kenara çekip de adama durumu açıklayacak haliniz yok, anlayacağınız boş yere gerginlik…

BİLGİ: Selektörün açık olması demek, sinyal kolunun kendinize doğru çekilip bırakılması demektir. Bu işlem anlık olarak uzun farları yakıp söndürecektir ve aracın ön tarafında bulunan (aynı yönde ilerleyen ya da karşıdan gelen) araçları uyarmak için kullanılır.

Sayfa 76

[Resim: 76GoumlstergelerKumandaBirimleri_zps4f16c895.jpg]

Sayfa 77

[Resim: 77GoumlstergelerKumandaBirimleri_zps07ed34c9.jpg]

Sayfa 78

[Resim: 78GoumlstergelerKumandaBirimleri_zpse6c27199.jpg]

Sayfa 79

[Resim: 79GoumlstergelerKumandaBirimleri_zps53121edc.jpg]

BİLGİ: Burada yazmayı unutmuşlar, ben tamamlayayım. Eğer sürüş sırasında dönüş sinyalinizi uzun süre açık unutursanız yine bir uyarı sesi alırsınız. Ayrıca, ileri doğru giderken vitesi geri vitese takarsanız da sesli bir uyarı alırsınız. Korkmayın duyacağınız bu ses parçalanan şanzımanınızın değil, sistemin klasik uyarı sesidir.

BİLGİ: 71. Sayfada yapılan abuk subuk tercümenin, kısmen de olsa muhatabı bu sayfadır. Yani Uyarı Sesleri’dir. Zira öndeki emniyet kemerleri (yolcu veya sürücü fark etmez) takılmadan araç hareket ederse; araç belirli bir hıza ya da belirli bir mesafeye ulaştığı anda o sinir bozucu uyarı sesini duyarsınız. Ayrıca, siz o hıza ya da mesafeye ulaşmasanız bile, eğer aradan 100 saniye zaman geçmişse yine meret ötmeye başlayacaktır. Takmadan da susmaz lanet… Haa, bir ara susar gibi olur “Oh, be dersiniz” ama yok öyle yağma… Meret inatla tekrar ötmeye başlayınca sevinciniz kursağınızda kalır.

YORUM: Size tavsiyem, trafikte kafanızı meşgul edecek her şeyden uzak durun ve araca biner binmez takın şu mereti. Tamam, sizin canınız kendiniz için beş para etmeyebilir, hatta benim için bile canınız beş para etmez, ama ya yakınlarınız? Çocuğunuz, eşiniz, kardeşiniz, anneniz hele de babanız ne hale gelirler hiç düşündünüz mü? Koltuğa efeler gibi kurulduğunuzda aklınıza gelir umarım…

Sayfa 80

[Resim: 80GoumlstergelerKumandaBirimleri_zpsb90433be.jpg]

YORUM: Alın size lanet bir özellik daha… Gerçi sadece Cruze’a özgü bir özellik değil bu, hemen her araçta var. Şu lanet yol bilgisayarları, menzil 50 km’ nin altına düştüğünde FILL FUEL yazmaktadır. Yahu, sürücü için en kritik kilometreleri gizliyor (ib…) gerzekler. Bu arada bir de uyarı yapayım; buradaki FILL FUEL yazısının çıktığı andaki son 50 km menzil bilgisine pek güvenmeyin. Çünkü ortalama yakıt tüketiminiz yol bilgisayarında çok düşük hesaplanmış durumdaysa, sistem sizi yanıltabilir. Ancak en güvenilir bilgiyi, Düşük Yakıt Seviyesi lambası verir. Örneğin, son 20 kilometredir Düşük Yakıt Seviyesi ışığınız yanıyordur ama yol bilgisayarında size hala 80 kilometre menzil gösterilebilir. Oysa muhtemelen 30 km sonra yakıtınız bitecektir. Kaldı ki bu arada yol bilgisayarı, 70 km gösterirken bir anda FILL FUEL yazısını da gösterebilir, sürprize hazırlıklı olun. Ancak daha önce de belirttiğim gibi, araç ve yol durumuna göre bu mesafeler değişebilir. Önerim, hiçbir zaman riske girmeyin, ama bu verdiğim bilgiler de aklınızda bulunsun. Bununla beraber; yakıtın bitme endişesi, sizin yola ve trafiğe odaklanmanızı engeller, dikkatinizi dağıtır ve istenmeyen sonuçlara yol açabilir.

Sayfa 81

[Resim: 81GoumlstergelerKumandaBirimleri_zpsde81b0ae.jpg]

Sayfa 82

[Resim: 82GoumlstergelerKumandaBirimleri_zpsb7fdb82e.jpg]

BİLGİ: Altını kırmızı ile çizdiğim “Çarpışma algılaması” ile “Uzaktan çalıştırma” kelimelerini görünce ağzınızın suyu aktı, biliyorum ama boşa heveslenmeyin. O bahsedilen çarpışma algılaması, sadece geri geri giderken park sensörlerinin uyarısıdır. Yoksa hani o reklamlardaki bir başka marka aracın çarpışma algılaması gibi bir şey değil anlayacağınız. Bahsi geçen uzaktan çalıştırma da muhtemelen Cruze’un yazılımında var iken yok edilmiş bir özellik de olabilir, yine saçma bir tercüme hatası da olabilir.
\"Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım bilim ve akıldır... Böyle bir dünyada, asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve bilimin gelişimini inkâr etmek olur...\"  Mustafa Kemal ATATÜRK
Bul
Alıntı
#21
konu sabit yapılmıştır arkadaşlar
Bul
Alıntı
#22
Teşekkür ederim Baki.

Konunun sabit olması çok iyi oldu.
Zira dünkü buluşmada da sezinlediğim üzere pek çok kişide kullanım kılavuzu yok.
\"Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım bilim ve akıldır... Böyle bir dünyada, asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve bilimin gelişimini inkâr etmek olur...\"  Mustafa Kemal ATATÜRK
Bul
Alıntı
#23
Suavi bey
Yaptığınız çalışma ve verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederim. Çok gerekli bilgiler.
Bul
Alıntı
#24
Teşekkür ederim Necati Bey.
Yeni bölüm hazırlanıyor, yakında yayında...
\"Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım bilim ve akıldır... Böyle bir dünyada, asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve bilimin gelişimini inkâr etmek olur...\"  Mustafa Kemal ATATÜRK
Bul
Alıntı
#25
benim yedek ve asıl anahtarda aynı kod numarası yazılı
Bul
Alıntı
#26

Alıntı:
#112137 RODOPSİN23: benim yedek ve asıl anahtarda aynı kod numarası yazılı



Kesinleştirmeye çalıştığım konu bu değil, kılavuzun 20. sayfasında belirtilen, \"Anahtar numarası çıkarılabilir bir etikette belirtilmiştir\" bilgisini netleştirmektir. Yani anahtarın bir yerinde bulunan etikette anahtarın kodu yazmakta imiş. Bende bu etiket filan yok. Sadece anahtarın girdiği oyukta bir takım kodlar var. Bu kodlar, bahsedilen numara ile aynı mı onu öğrenmek istiyorum. Samet baba kendisindeki etiketle o numaraların aynı olmadığını belirtmişti zaten. Eğer bir kişi daha böyle derse durum netleşecek. Benim gibi etiketi olmayanlar anahtarının kodunu bilemeyecek.
\"Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım bilim ve akıldır... Böyle bir dünyada, asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve bilimin gelişimini inkâr etmek olur...\"  Mustafa Kemal ATATÜRK
Bul
Alıntı
#27
benimkinde etiket varsada daha ben rastlamadım Smile.aracı satarken nereye yapıştırılı oluyor bu etiket anahtarın üzerindemi.
muhtemelen banada geçmiş olsun Confusedatisfied
Bul
Alıntı
#28
Muhtemelen bu etiketten bahsediyorlar. Benim yedek anahtara takılı.

[Resim: IMG_0318_zps9e0ec1f2.jpg]
----------------------------------------------------------
3d Otomobil Modelleme ve Animasyon
www.kadirdeniz.com
----------------------------------------------------------
Alıntı
#29
bana vermediler yada başka yere yapıştırdılar.o numara bulanık çıkmış ama yinede fotoğrafını koymanız güvenlik sıkıntısı çıkarmaz mı?
Bul
Alıntı
#30

Alıntı:
#112165 RODOPSİN23: bana vermediler yada başka yere yapıştırdılar.o numara bulanık çıkmış ama yinede fotoğrafını koymanız güvenlik sıkıntısı çıkarmaz mı?



Yazılar okunmasın diye bulanık çektim. Yazılar okunmuyor ancak daha da bulanıklaştırdım şu anda. Bu haliyle daha da güvenli. Teşekkürler...
----------------------------------------------------------
3d Otomobil Modelleme ve Animasyon
www.kadirdeniz.com
----------------------------------------------------------
Alıntı


Benzer Konular...
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
  Cruze Otomatik Vites sorunları daos009 352 123,888 12-10-2020, Saat: 14:36
Son Mesaj: yusufk53
  Cruze - Chevrolet Cruze Sahipleri Listesi ve Yeni Kayıtlar gencay35 1,077 206,947 30-09-2020, Saat: 11:31
Son Mesaj: Ahmetgd38
  2013 MODEL CHEVROLET CRUZE 1.6 SPORT PLUS Jesur 1 76 28-09-2020, Saat: 18:18
Son Mesaj: abluka
  Cruze almayin diyen yetkili servis ustasi? muratogretmen25 2 131 22-09-2020, Saat: 22:50
Son Mesaj: yusufk53
  Cruze stop lambası sorunu Arf19 0 76 08-09-2020, Saat: 19:49
Son Mesaj: Arf19

Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi